Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Toprakla Gelen Huzur: Bostandan Çiçekliğe Bir Doğa Yolculuğu

 

Toprakla Gelen Huzur: Bostandan Çiçekliğe Bir Doğa Yolculuğu

 

Büyük şehirlerin karmaşasından uzakta, doğanın o sessiz ama mucizevi döngüsüne şahitlik etmek, ruhu tazeleyen en güzel ilaçtır. “Lyon-Annecy-Chamonix Şarap ve Kültür Turu” gezi notlarımın üzerinde titizlikle çalışmaya devam ederken, hayatın o canlı ritmine küçük ve çok keyifli bir ara verdim.

Dün, doğanın kalbinin attığı yerlerden biri olan Beykoz, Mahmut Şevket Paşa Mahallesi’ndeki sebze ve çiçek yetiştirme, üretme ve pazarlama seralarındaydım. Eğer doğayı seviyorsanız, orada kendinizi kaybetmemeniz elde değil. Özellikle ucu bucağı görünmeyen o geniş sebze seralarını gezmek, bitkileri koklamak, doğanın mucizelerini ve emeğin, özverinin ürünlerini keşfetmek başlı başına çok özel ve çok da güzel bir keyifti.

 

“Beykoz’un Mahmut Şevket Paşa seralarında, meyve kokularıyla harmanlanmış benzersiz bir nane çeşitliliği karşıladı beni…”

 

Fidanlıkta beni en çok şaşırtan ve büyüleyen şey, nane çeşitliliği oldu. Yaklaşık 20 çeşit nane vardı; ananaslısından portakallısına, limonlusundan elmalısına kadar nane ve meyve kokuları adeta iç içe geçmiş, benzersiz bir rayiha sunuyordu. Benzer bir zenginlik kekiklerde ve diğer ürünlerde de kendini gösteriyordu.

Bu büyüleyici atmosferde, minik ve mütevazı bostanım için özenle seçimler yaptım. Her çeşit sebze vardı ama benim favorilerim şunlar oldu:

  • Domates Çeşitleri: Çanakkale, pembe, Beykoz dilimli, köy, salkım, Bulgar yürek, oturak pembe domates türleri; uzun, çılgın ve sarı çeri domatesler.
  • Yeşillikler ve Sebzeler: Çengel badem, dikenli badem ve Japon salatalığı; tatlı yeşil sivri biber; kıvırcık, maydanoz ve yeşil soğan.
  • Özel Rayihalar: O mis kokulu ananas, elma, portakal ve limon aromalı nane çeşitleri…

Tabii sebzelerin can dostu olan ve onları salyangozlardan uzak tutan fesleğen ile kadife çiçeklerini; fidelerimi besleyecek kompost, torflu ve gübreli toprakları da ihmal etmedim.

 

“Balkonlarımızı ve bahçemizi şenlendirmek üzere özenle seçtiğimiz rengarenk sardunyalar ve zarif begonyalar.”

 

Buradaki keyifli mesainin ardından, yine aynı bölgede bulunan mevsimlik çiçek yetiştirme ve üretim çiftlik seralarına geçtim. Rengarenk bir dünyanın kapısını aralayan bu seralardan da balkonlarımızı, teraslarımızı ve bahçemizi şenlendirmek üzere muhtelif renklerde sardunyalar ve üç renk arasından özenle seçtiğim o zarif pembe-yeşil begonyaları topladım.

Günün sonunda, aldığımız tüm bu güzellikleri minik bostanımıza sevgiyle ektik ve ilk can sularını verdik bile. Çiçeklerimiz de yerlerini buldu. Şimdi geriye sadece onları büyütecek olan o tatlı telaşı izlemek kaldı.

 

“Günün en keyifli anı ise, fidelerimizi toprakla buluşturup ilk can sularını sevgiyle vermek oldu…”

 

Bu güzel yolculuğu, fidanlıkta ve serada kaydettiğim video ve fotoğraflardan oluşan küçük bir görsel hikâyeye dönüştürdüm. Toprağın kokusunu, nanelerin meyvemsi rayihasını ve doğanın bize sunduğu o saf neşeyi paylaştığım kısa bir slayt & video linki ile sizleri de bu huzura ortak olmaya davet ediyorum.

Doğanın canlandığı bu güzel günlerde, sevgiyle ve yeşille kalmanız dileğiyle…

Yalçın Alganer

 

 

 


Yalçın Alganer sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Yorum Yazın

Best Choice for Creatives
This Pop-up Is Included in the Theme