Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Mekteb-i Sultani’den Sonsuzluğa: Bir Aidiyet ve Vefa Hikayesi

 

MEKTEB-İ SULTANİ’DEN SONSUZLUĞA: BİR AİDİYET VE VEFA HİKÂYESİ

Galatasaray Lisesi’nde “Pilav Günü”, sadece takvimdeki bir pazar günü değil; zamanı durduran, nesilleri birbirine bağlayan yarım asırlık bir ulu çınardır.

 

Aydınlanma meşalesinin izinde: Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Mekteb-i Sultani sıralarını onurlandırdığı o tarihi kesit.

 

Sınıfları Aşan, Nesilleri Birleştiren Kültür

İlk kez 1934 yılında, mektep sıralarından yetişen mezunların bağını koparmaması ve o köklü Galatasaraylılık ruhunu canlı tutması amacıyla başlatılan bu gelenek, bugün bir okul bayramına dönüşmüştür. Tevfik Fikret Salonu’nun önünde, o tarih kokan bahçede bir araya gelen her yaştan Sultani için pilav; paylaşılan ortak bir kaderin, aynı sıralarda büyümenin ve aynı değerleri sahiplenmenin simgesidir.

 

Okulun önünde büyük buluşma: Asırlık sarı duvarlar, bayraklarımızın ihtişamı ve camiamızın sarsılmaz birlikteliği.

 

Bir Kaşık Pilav, Ömür Boyu Kardeşlik

Bu geleneğin özü, vefa ve sürekliliktir. Sıralara henüz adım atmış bir lise öğrencisi ile yarım asrı geride bırakmış kıdemli öğrenciler, o gün aynı sofrada buluşur; kıdemlilerin tecrübesi, gençlerin enerjisiyle harmanlanır. Pilav Günü; Galatasaray kültürünün, o kendine has çok sesli, özgürlükçü ve aydınlık duruşunun kuşaktan kuşağa aktarıldığı en önemli kürsüdür.

 

Beyoğlu’nda bir asalet yürüyüşü: İstiklal Caddesi’ni süsleyen şanlı bayraklarımız ve mektebe doğru ilerleyen tarihi tramvay.

 

7 Haziran 2026: Tarihe Düşen Yeni Bir Çentik

Bu yıl 7 Haziran’da, Beyoğlu’nun kalbindeki o tarihi kapıdan içeri giren her Mekteb-i Sultani’ li, sadece geçmişi yâd etmekle kalmadı, geleceğe taşınacak mirasın da birer şahidi oldu.

Geleneksel olarak her yıl yapıldığı gibi, önce okuduğumuz sınıfları, yatakhaneleri, spor salonlarını, o meşhur “Grand Cour” sahamızı, Gül Baba bahçesini ve makam mezarını ziyaret ettik. Ön bahçedeki tarihi çeşmenin önünde fotoğraflar çektirdikten sonra; ananevi etli pilav, salata ve tulumba tatlısından oluşan menümüz eşliğinde nostaljik anıları, şamata gecelerini ve hocalarımızla ilgili unutulmaz anekdotları tazeledik.

Ön bahçede veteranların basketbol, futbol ve voleybol maçlarındaki tatlı rekabeti sürerken; ana binanın duvarları boyunca sıralanan Galatasaray kitapları, dergileri ve lisanslı ürünler güne ayrı bir renk kattı. Şato binasının önünde ise, bu yılki 26. şampiyonluğumuzu taçlandıran 2025-2026 Süper Lig kupasını görebilmek için upuzun, heyecan dolu bir kuyruk vardı. Tevfik Fikret Konferans Salonu’ndaki geleneksel konuşmalar ve icra edilen konserler eşliğinde, her yıl olduğu gibi okul günlerimizi yeniden yaşadık.

 

Beyoğlu’nun merkezinde bir aydınlanma adası: Mekteb-i Sultani’nin gökyüzünden süzülen o eşsiz mimari görgüsü ve yerleşkesi.

 

Özlem, Dayanışma ve Geleceğe Umut

Bu güzel günde tek üzüntümüz, bazı sevgili dönem arkadaşlarımızı sonsuzluğa emanet ettiğimiz için onlarla birlikte olamamaktı. Ama onları da rahmetle, sevgiyle ve derin bir özlemle hep birlikte yâd ettik; huzur içinde uyusunlar.

Bizden sonraki Galatasaray Liseli kuşakların da bu bayrağı aynı gururla taşıyacağından eminiz. Sevgi, dostluk ve sarsılmaz bir dayanışma hissiyle; gelecek günlerde sağlık, mutluluk ve barış içinde yeniden buluşabilmek dileğiyle günümüzü tamama erdirdik.

“Bir kere Sultani, her zaman Sultani…” Geçmişin mirası, bugünün coşkusu ve geleceğin umuduyla…

Yalçın Alganer

 

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 14 Aralık 1930 tarihinde bizzat imzalayarak mektebe ithaf ettiği o kıymetli ve ebedi nişane.

 

🎬 Galatasaray Lisesi Geleneksel Pilav Günü’nde çektiğim anılardan oluşturduğum video çalışmamı buraya tıklayarak YouTube üzerinden izleyebilirsiniz:

 

 


Yalçın Alganer sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Yorum Yazın

Best Choice for Creatives
This Pop-up Is Included in the Theme