Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Bugün 18 Mart; Yani “Çanakkale Geçilmez” Günündeyiz…18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi ve Şehitleri Anma Günümüz, Kutlu, Mutlu ve Daim Olsun…

Bugün 18 Mart; Yani ‘’ Çanakkale Geçilmez’’ Günündeyiz…

18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi ve Şehitleri Anma Günümüz

Kutlu, Mutlu ve Daim Olsun…

Tarih öncesinden günümüze kadar, Çanakkale pek çok uygarlığın mücadeleler, savaşlar yaptığı, yerleşmeye ve orada kalmaya çalıştığı çok özel ve önemli bir bölge olmuştur.

MÖ 6200 lerde, Ege’de, Marmara’da adaların oluştuğu, deniz seviyesinin buzulların erimesiyle yükseldiği ve suların basıncı ve de depremlerle, suların zayıf gördüğü yerlerden karaları kırıp geçtiği ilgili kaynaklarda ifade edilmiştir. 

Gene literatüre göre de, böylece Bosphorus (antik yunanca Bosporos, Sığır Geçidi ya da İnek Geçidi) yani İstanbul Boğazı, akabinde de Dardanel (Dardanos, İda dağı eteklerindeki şehir) yani Çanakkale Boğazı oluşmuştur.

Arkeolojik çalışmalar da Çanakkale Boğazı civarında ilk yerleşimlerin MÖ 5200 lerde (Gökçeada Uğurlu- Zeytinli ve Kumtepe, Gülpınar, yani Ayvacık civarı) olduğunu göstermektedir. 

MÖ 3500 lerde de Truva (Troya-Troia veya İlion) ortaya çıkmış ve yaklaşık 2250 yıl (MÖ 1250 lere kadar) kadar da devam etmiştir.

Bu bölgenin tarihçesi gerçekten de muhteşemdir.

Her gezdiğimde, donanımlı ve sağlam bilgilerle birikimli rehber dostlarımızın anlatımlarıyla ve gezdiğimiz yerlerde gördüklerim ve öğrendiklerimle, okuduklarımla, hayranlığım, ilgim ve şaşkınlığım her daim bir kat daha artmaktadır.

Tabii ki bu muhteşem tarih, aynı zamanda son derece zengin ve karmaşık, epeyce de mitolojik, tarihsel kronolojik çok geniş kapsamlı bir süreçtir

Truva Savaşının, bu boğaz bölgesinde tarihte yaşanmış ilk savaş olduğu, Çanakkale Savaşlarının ise son savaş olduğu tarihe not düşülmüştür…

İlk ve son savaş arasında geçen zamanda ise, hiç şüphe yoktur ki, bu bölgede pek çok mücadeleler, savaşlar olmuştur. Zira, Çanakkale Boğazı ve bölgesi, her bakımdan son derece önemli bir coğrafi ve stratejik konumda bulunmaktadır.

Tarih 18 Mart 1915 olmuştur…

Yurdumuz, düşman güçlerince işgal edilmek istenmektedir.

Yedi düvel, yine birleşmiş ve harekete geçmiş, ittifakını kurmuş, planlarını yapmış ve Müttefik kuvvetlerin başına da Yunanistan Korfu doğumlu İngiliz General (Sir) İan Hamilton’u, (1853-1947) Akdeniz Seferi Kuvvetleri Baş Komutanı olarak, İngiltere Savaş Bakanı Lord Kitchener (1850-1916) tarafından oturtulmuştur.

İngiliz Başkomutan, Bozcaada’ya konuşlanmış ve oradan da savaşı yönetmeye çalışmış ama sonu ağır bir hüsran ve felaket olmuştur…

Harekata katılan yedi düvelden oluşan güçlerin başına da harekat komutanı olarak, İngiliz Amiral (Sir) John de Robeck’i (1862-1928) tayin etmiştir.

(Robeck, önce Müttefik Donanma Komutanı Amiral Sackville Carden’in yardımcısı olarak görev yapmış ama Carden hastalanınca, komutayı devralmıştır).

18 Mart 1915 sabahı saat 10:30 dan itibaren, 16 adet büyük düşman savaş gemisi ve yanlarında pek çok torpidobot, boğazdan içeri girmeye başlamış ve saat 11:30 dan itibaren de, Dardanos, Hamidiye ve Rumeli Mecidiyesi istihkâmlarını (tabyalarını) çok ağır bir şekilde bombalamaya başlamıştır.

Fakat, 3 tane büyük savaş gemisi batırılıp, 4 tane büyük savaş gemisi de ağır yara alınca, düşmanın planları da morali de bozulmuştur.

Bu müthiş savaş, 18 Mart’tan, 25 Nisan’a kadar, tüm gücüyle ve düşman savaş gemilerinin ağır bombardımanları altında, şehitler vererek, özveriyle, fedakarlıklarla ve cesaretle sürmüştür.

Çanakkale Deniz Savaşlarında tüm olaylar, 1 mil eninde ve 4 mil uzunluğunda bir boğaz kesitinde gelişmiştir.

Sonuç olarak, Çanakkale Deniz Savaşları, düşman müttefik kuvvetleri için tam bir fiyasko olmuştur.

Ama arkadan, çok daha kanlı ve zorlu geçecek olan, Kara Savaşlarını başlatmışlardır…

Çanakkale Deniz Savaşları Zaferi Destanı ile, düşman önce büyük bir özveri ve başarıyla durdurulmuş, arkasından da geri püskürtülmüş ve Çanakkale geçilememiştir.

Böylece düşman güçlerinin vazgeçilmez ve nihai amaçları olan İstanbul’un işgali de önlenmiş; yani İstanbul kurtarılmıştır…

Müttefikler, Çanakkale’ye savaş süresince muhtelif ülkelerden toplama olarak yaklaşık 500.000 kişiden fazla toplama askerden oluşan çok büyük bir orduyla ve çok güçlü donanmalarıyla gelmişlerdir.

Bu toplama ordu genellikle, Avustralyalılar, Yeni Zelandalılar, Afrikalılar, Nepalli Gurkalar, Hintli Sihler, İskoçlar, İrlandalılar, Yunanlar, Mısırlılar, Maltalılar ve çeşitli milletlerden oluşan gönüllülerden oluşmaktaydı…  

Yani diğer bir ifadeyle, İngilizler ve yandaşı Fransızlar, adeta yeni bir Haçlı Seferi planlamışlar ve başlatmışlardır.

Ama hesaba katamadıkları husus ise, bir dünya lideri olacak kumandan yönetiminde, kahraman Türk askerlerinin, yani Mehmetçiklerimizin ve istiklali için canını seve seve feda edecek bir halkın onları beklediği idi…

Savaş başladığında henüz 34 yaşında genç bir Kurmay Yarbay olan Mustafa Kemal, düşmanın tüm planlarını, emellerini, bozarak düşmanı durduracak, zaferler kazandıracak ve bilgisiyle, deneyimiyle, vizyonuyla, dirayetiyle, dehasıyla hem savaşın ve hem de bir ulusun geleceğini, kaderini değiştirecektir.

Çanakkale Deniz ve Kara Savaşlarında yitirdiğimiz asker (subay ve er toplam) şehit sayımız, kayıtlara göre 57.263 olmuştur.

Yaralanan ve sonra şehit olan, kayıp olan, hasta olup şehit olan, esir olup kaybolan, canlarımızın sayısı ise yaklaşık 218.000 olmuştur.

Müttefiklerin zayiat toplamı ise 268.200 olmuştur.

Kurtuluş Savaşı Destanımızın da temellerini, tohumlarını işte bu muhteşem Çanakkale Savaşları Zaferleri atmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi de böyle oluşturulmuştur.

1915 Çanakkale Deniz ve Kara Savaşları, Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi, askerlerine ‘’ Size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!’’ diyen bir liderin ve bu emri hiç tereddüt etmeden uygulayan, göğsünü düşmana siper eden kahraman Türk askerlerinin, cesur silah ve dava arkadaşlarının ve fedakâr halkımızın yazdığı çok büyük, çok önemli ve çok değerli bir kahramanlık destanıdır.

‘’18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi ve Şehitleri Anma Günümüz, Kutlu Olsun

Bu büyük kahramanlık destanımızın 110. Yıldönümünde, başta Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm şehitlerimizi, gazilerimizi, yitirdiğimiz canları, rahmetle, minnetle, saygıyla, sevgiyle ve özlemle anıyoruz…

Onları hiçbir zaman unutmayacağız ve yüce emanetlerine sahip çıkmaya tüm varlığımızla devam edeceğiz…

Ek Not ve Açıklama:

Atatürk’ün, okul, askerlik ve dava arkadaşı olan, Amcam Haydar Mehmet Alganer (1880-1966), Çanakkale Savaşlarına, Anafartalar Bölge Komutanlığı Kurmay Başkanı olarak Binbaşı rütbesiyle katıldığı sıralarda, 4 Mayıs- 16 Ekim 1915 tarihleri arasında kaleme aldığı ve fotoğrafladığı hatıratında, harbin seyrini, gidişatını, en ince ayrıntılarına kadar yazmıştır.

Bu arada da, o meşhur, Çanakkale Savaşlarının adeta simgesi olan Atatürk’ün 17 Haziran 1915 de, 19. Tümeni ziyareti sırasında cephedeki siperde fotoğrafını çekmiştir. 

Fotoğrafın tek orijinali, sonra Kurmay Albay olan amcam Haydar Alganer’in madalyaları, nişanları, hatıratı, dürbünü, fotoğraf makinesi, giysileri, Çanakkale Deniz Müzesi Komutanlığında sergilenmektedir.

Hatıratı ve çektiği fotoğraflar, çizdiği krokiler ve haritalar, ailenin özel izniyle, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından, ‘Çanakkale Kara Savaşları Günlüğü” adıyla kitap olarak basılmıştır.

Bu anı kitabında, tüm anıları, çizdiği 4 harita ve 2 kroki ve de çektiği 27 fotoğraf yer almaktadır.

Kendisiyle gurur duyduğumuz amcamız Haydar Mehmet Alganer’ i de bu vesileyle, rahmetle, saygıyla, sevgiyle ve özlemle anıyoruz.

Huzur içinde yatsın…

Y.A.

Çanakkale Deniz Müzesi ile ilgili 2 dakikalık video linki:

https://youtu.be/G-aVaHlAOIY?si=gIcAC1DM35hV4HmC   


Yalçın Alganer sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Yorum Yazın

Best Choice for Creatives
This Pop-up Is Included in the Theme