Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Brigitte Bardot: “Ve Tanrı Kadını Yarattı”; Ama Şimdi Geri Aldı…

 

Brigitte Bardot:

“Ve Tanrı Kadını Yarattı”; Ama Şimdi Geri Aldı…

 

Bazı isimler vardır; bir insanı değil, bir dönemi çağrıştırır.
Brigitte Bardot (B.B.) (28 Eylül 1934 – 28 Aralık 2025), benim kuşağım için tam da böyle bir isimdi.
O, yalnızca bir sinema oyuncusu değil; özellikle 1960’ların dünyasında değişen bakışların, özgürleşen beden dilinin ve doğallığın simgesiydi.

Bardot, sinema perdesine çıktığında yalnızca güzelliğiyle değil; bakışıyla, duruşuyla, tavrıyla, cilvesiyle ve kendiliğindenliğiyle dikkat çekerdi.

Rol yapıyor gibi değil, var oluyor gibiydi.

Bu yüzden izleyiciyle arasında hep tuhaf bir yakınlık oluştu.

O, erişilmez bir yıldızdan çok, bir dönemin ruhunu üzerinde taşıyan bir figürdü.

 

 

“Bir dönemin sinema ikonundan öte, özgürlüğün ve sadeliğin simgesi…”

 

Ve Tanrı Kadını Yarattı filmiyle birlikte dünya sinemasında bir kırılma yaşandı. Bardot’nun temsil ettiği kadın imgesi, alışılmış kalıpları zorladı. Bu, kimi zaman hayranlıkla, kimi zaman rahatsızlıkla karşılandı. Ama hiçbir zaman görmezden gelinemedi. O bakış, o duruş, o saçlar; artık sinema tarihinin bir parçasıydı.

Ancak Brigitte Bardot’nun hikâyesi, şöhretle sınırlı kalmadı.

Henüz genç sayılabilecek bir yaşta sinemadan çekilmesi, bu hikâyenin belki de en çarpıcı yönlerinden biridir.

Şöhretin zirvesindeyken sahneden inmek, kolay bir tercih değildir. O, bunu seçti. Ardından hayatını hayvan hakları mücadelesine adadı; gürültüden uzak ama kararlı bir çizgide yürüdü.

Bu yönüyle Bardot, yalnızca geçmişin bir yıldızı olarak değil, vicdanıyla hatırlanan bir figür olarak da hafızalarda yer etti.

 

 

“Kameranın önünde olduğu kadar, insanın iç dünyasında da zarifti.”

 

Kameraların önünden çekilmiş olsa da, sessizliğiyle konuşmaya devam etti.

Bugün onun ardından yazarken, bir “haber” duygusuyla değil; bir hatırlama ihtiyacıyla yazıyorum.

Çünkü Brigitte Bardot, bizim kuşağımız için bir yüzdü, bir bakıştı, bir çağdı.

Onu anmak, aynı zamanda kendi gençliğimize, dünyaya daha saf baktığımız yıllara dönüp bakmak gibidir.

 

 

“Şöhreti geride bırakıp sesi olmayanlar için konuşmayı seçti.”

 

Bazı insanlar gider; ama bıraktıkları iz, bir fotoğraf karesinde, bir film sahnesinde ya da yalnızca zihnimizde yaşamayı sürdürür.
Brigitte Bardot da artık tam olarak orada duruyor:
Siyah-beyaz bir karede, uzak bir bakışta, hafızamızın sessiz bir köşesinde…

Yalçın Alganer

 


Yalçın Alganer sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Yorum Yazın

Best Choice for Creatives
This Pop-up Is Included in the Theme